web analytics

Sadece Filmlerde Olan Şeyler

Sadece filmlerde olan şeyler
  • internetblogu

Sadece filmlerde olan şeyler

Bir filmin etkileyici olması aslında çok da zor değildir. Ezberlenmiş yöntemler bile denense işe yarar. O yüzden işinin erbabı film eleştirmenlerinin soğuk durduğu, hatta açıkça beğenmediğini ifade ettiği filmler büyük kitleler tarafından beğenilebilir.

En basit örneği sitcom denilen durum komedilerinde görülür. Genellikle çoğunun senaryosu belli bir formül üzerinden gider; Sahne giriş ve çıkışlarında bir espri, espri belirteçleri (gülme efektleri), 1 dakikayı geçmeyecek diyaloglar, bölüm boyunca salak konumuna düşen bir karakter (her bölümde farklı bir karakter olabilir). Her bölümde en az bir “imkansızlık” (kız arkadaşı ile öpüşmek ister ama olaylar bunu imkansızlaştırır).

Çoğumuz izlerken aslında gayet açıkta olan bu formülleri farketmeyiz. Zaten bir eleştirmen gözü ile izlemediğimiz için, çoğu zaman izlediğimizden eğlence çıkarma niyetindeyizdir. Gülme efektleri de yönlendirdiğinde dayanamaz, gülümseriz.

• Ziyaret ettiğiniz binanın önünde ya da karşısında her zaman bomboş bir park yeri bulursunuz

• Taksiye ücretini verirken acaba elime para yerine not aldığım kagıtlardan biri gelir mi diye düşünüp cüzdanınıza bakmanıza gerek yoktur. Hiç bakmadan rastgele bir tanesini alıp taksiciye verebilirsiniz. Zaten her ne verirseniz o tam da taksicinin istediği olacaktır. Ne üstü olur ne de altı…

• Her kilit kredi kartı ya da ataçla açılabilir. İçinde bir çocuğun mahsur kaldığı, yanan bir binanın kapısında olmadıkça.

• Eğer sokakta birden dans etmeye karar verirseniz, çevrenizdeki herkes sizin figurlerinizi ezbere bilir ve size harfiyle eşlik eder. Hatta arkada belli bir koreografi bile oluşturabilirler.

• Her bombanın koca koca kırmızı sayılarla geri sayan dijital, elektronik bir zamanlayıcısı vardır. Ki, siz tam olarak ne zaman patlayacağını bilin.

• Kendinizi bir Alman askeri olarak mı tanıtmak istiyorsunuz? Yalnızca Alman aksanıyla İngilizce konuşabiliyor olmanız yeterlidir. Zaten tüm Alman askerleri kendi aralarında İngilizce konuşmaya meğillidirler.

• Ne kadar pahalı bir silaha sahip olursanız olun, şarşörü boşaldığında bir kenara fırlatıverin. Ne de olsa yenisini bir yerlerden bulursunuz.

• Her ne zaman lazım oldu, o anda kolaylıkla bir elektrikli testere bulursunuz.

• Bir kişi, 20 kişiye karşı olduğunda, bir kişinin 20 kişinin hepsini birden etkisiz hale getirme şansı, 20 kişinin 1(!) kişiye olanından fazladır.

Filmleri sorgulayıcı bir gözle izlediğinizde bu tür sonuçlara varıyorsunuz. Bu yüzden en iyisi hiç kafa yormadan, patlamış mısırımızı yerken, kolamızı yudumlarken, ayaklarımızı uzatalım ve filmin keyfine varalım. Zaten yeteri kadar eleştirmen var…

Hayata da bu gözle bakmalı. Sorgulayıcı olmak bize bir şey kazandırmaz kafa ağrısından başka. Farklı olmayan, belli bir kalıbın içerisinde kalmış işlere devam eder, aynı kalıpdaki ürünleri tüketir, kalıplardaki haz kapsüllerinden birazcık alırız, o bize yeter.