Johannes Vermeer Hayatı ve Eserleri

Johannes Vermeer Hayatı ve Eserleri
  • internetblogu

Johannes Vermeer Hayatı ve Eserleri

Johannes VERMEER Gökbilimci (1668) – Coğrafyacı (1668)

İman Alegorisi (1671-1675) Resmin Alegorisi (1666-1668)

1632′de Delft’te doğdu. Corel Fabritius’urı öğrencisi olduğu sanılır. Resimlerinde Caravaggio’culann etkisi görülür. Vermeer 1653′te ressamlar loncasının ustası, 1662 ve 1670′te bu loncanın başkanı oldu. Nisan 1653′te Catherina Bolnes’le evlendi. Bu evlilikten on bir çocuğu oldu. 1672 tarihli bir belgeye göre hayatını, yaptığı resimlerle ve gravür ticaretiyle uğraşarak güçlükle kazandı. Kısa zamanda unutuldu ve 19. yüzyılın yansına kadar fark edilmedi. Ancak bu tarihten sonra eserleri büyük ilgi gördü. Vermeer soyutla somutu birbirinden başanlı bir şekilde ayırmasıyla diğer sanatçılardan belirgin bir şekilde aynlır. Işığı büyük bir ustalıkla kullanmıştır. Işık içindeki renk değişimleri biçimlere ayn bir kesinlik eşyaya algısal bir güzellik kazandınr. Eşyalar oldukça canlıdır. Sembolleri yoğun bir şekilde kullanır. Vermeer 1675 yında Delft’ te ölmüştür.

Wermeer’in yüzleri yansıttığı mekanlar, en az ilk planda görülen izler kadar ilgi çekicidir. En çok dikkat çeken şeylerden biri, yerdeki beyaz karo. Büyük olasılıkla kendi evinden esinlenen ressam, beyaz karoya düşkünlüğünü hiç gizlememiş. Bir iç mekan ressamı  Wermeer, her resmini neredeyse bilimsel bir titizlikle perspektife yurtmuş. Herhangi bir resmine bakan kişinin ilk göreceği şey, nesneler rası uyum ve resmin geneline yansıyan denge olacaktır. Bu denge büyük oranda matematiksel bir oranüyla yaratılmışa benziyor. İç kısımlardaki orantı; kesin ve net bir perspektife karşılık gelmektedir. Ressamın çizdiği oda planlarına göre içeride çalışan bir kişi oturarak da :lsa konusuna hep çok yakındır.

Wermeer’in en büyük özelliklerinden biri ışığı kullanma biçimi. Hem iç mekan, hem de manzara resimlerinde son derece parlak bir ışık dikkat çeker. îç mekan resimlerinde ışık hep soldan verilir ve kaynağı bir penceredir. Pencereden yansıyan ışık, bazı nesneleri ya da figürleri tamamen sararken, bazı nesnelere damlacıklar olarak yansır. Bir tuvalden diğerine hep aynı ışık kırıntısı dikkat çeker, içki testisinde,

Yine tabloların bir diğer özelliği, hemen hepsinde bir harita bulunmasıdır. Bunun birçok nedeni olabilir. Ressamm yaşadığı dönemde deniz keşiflerinin ve buna bağlı olarak coğrafya haritacılığının büyük heyecan yarattığım biliyoruz. Ayrıcıca o dönemde duvarlara Hollanda temalı harita asmak oldukça modaydı ve bunlar sıradan aileler için birer süs eşyasıydı. Ressam böyle bir modaya ayak uydurmuş olabilir. Resmin Alegorisi ya da diğer adıyla “Resim Sanatı” adlı tablosunda hemen karşı duvarda fazlasıyla dikkat çeken harita 1620′lerde üne kavuşan haritacı Nicholas Piscator’a ait bir harita. Bunun dışmda tarihçilerin yaptığı yorumlara dayanarak söyleyebiliriz ki,

Vermeer aynı zamanda sipariş üzerine resim yapan bir sanatçıydı, özelI ikle İspanyollar kendisine çok sayıda resim sipariş etmiş ve doğal olarak deniz keşiflerinde oldukça gelişmiş olan İspanya, her resimde pekala bir de haritaya yer verilsin istemiş olabilir. Haritaların dışmda yine sık görülen bir diğer nesne, tablo içindeki tablodur. Hatta bazı tablolar farklı resimlerde birçok kez tekrarlanır. Ressam bazen tablo içindeki tabloları gölgeli resmeder. Cupido resminin olduğu tablo, diğer iki tablosunda duvarda asılı olarak dikkat çeker. Ancak gölgeleri farklıdır. Tablo içindeki tabloya bir diğer örnek de, Denizden Kurtarılan Musa adlı tablo. Bu resim Gökbilimci adlı tablonun duvarım süsler. Coğrafyacı’daysa, bu kez Musa tablosunun yerini bir deniz haritası alır.

Yeniden Gökbilimci tablosuna dönersek, bu resimde, genel mekan çevreyenleriyle birlikte her nesne kesin bir role sahip: küçük kareli bir pencere; ortasmda, bir kısmı görülen,

Delft evlerine özgü betimlemeli bir vitray; kare biçimli, derin bir dolap, ki böyle bir dolap, o dönem için ancak bir haritacıda, bir coğrafyacı da ya da bir bilginde bulunabilir; harita üzerinde mesafe ölçmeye ve daire çizmeye yarayan tamdık bir alet olan pergel; Arap kökenli bir alet olan ve gezegen ve yıldızların zaman çizelgesini çıkarmada kullanılan bir usturlap; bir küre. Küre üzerindeki figürler antik dönemlerden beri kullamlagelen hayali figürlerden, takımyıldızlarından ve burçlardan oluşuyor.

O dönemde bu tür küreler ve aynı şekilde kitaplar oldukça yaygındı. Ne de olsa henüz Rönesans döneminde gizlice yayılmış ve hatta bazıları tarafından bilimsel bir havaya büründürülmeye çalışılmış olan simyanın, antrolojimim ve çok daha eskilere gidilirse falcılığın etkileri, bilimsel keşiflere rağmen, halk arasında hala yaygındır. Günümüzde bile hala var olduğunu söylemek hiç de abartılı sayılmaz.